oz

Oz

Adam Fawer nasıl olur da yıllar sonra ancak “Oz” gibi saçma sapan bir kitap çıkarabilir anlayamıyorum. Bu kitabı sanırım 5 dakika içinde yazmış, zira daha fazla zaman harcadıysa bence yazarlığı bırakıp başka bir iş yapsın.

Tam bir hayal kırıklığı… Üstelik zaman kaybı… Yaratıcılığın kaybedilmesinin ve maalesef önceden yayınlanan kitaplardan alınan beğeninin arkasına sığınma çalışmasının bir göstergesi…

Bildiğimiz Oz büyücüsü hikayesi, korkuluk, aslan, demir cocuk hepsi var… Yolculuğa başlayış, anlatılan hikaye tamamen aynı. Araya birazcık korku ve kan eklenmiş hepsi ...

tutsak-gunes

Tutsak Güneş

Uzun süredir kitap yorumu yazamıyorum maalesef… Koşuşturmacalar arasında maalesef zaman ayıramadım :( Ama bu  durum kitap okumadığım anlamına gelmiyor :)

Ayşe Kulin’i lise yıllarımda okurdum, neden sonrasında okumayı bıraktım hiç bilmiyorum. Ayşe Kulin’e geri dönüşümün adı “Tutsak Güneş”… Beni o kadar etkiledi ki kitap kendimi resmen sayfalarda kaybettim. Günümüz zamanını ve insanların (daha çok kadınların) korkularını ve kaybettikleri hakları düşününce sanki anlatılanlar bir romanda geçmiyor da gerçek hayatı anlatıyor gibi geldi.

Zaman içinde insanların yasaklamalara alışması ve ...

image

Lizbon’a Gece Treni

Uzun zaman aldı bu yorumu yazmak. Kitabı da bitirmek sandığımdan zordu. Belki de bitsin istemedim.
Portekiz’in benim için ayrı bir anlamı var. Gerçekten yerleşmeyi düşündüğüm bir ülke. Hele hele şaraplarını tattıktan sonra nasıl yaşanılası bir yer olduğunu çok iyi anlıyorsunuz.
Pascal Mercier Lizbon’a gece treni ile büyülü bir yolculuğu anlatmış. Tek bir kelime ile başlayan bir yolculuk… Portugues…
Kitapta sözü geçen yerlerin çoğunu gördüm. Belki de bu nedenle farklı bir bağ oluştu bu kitap ile aramda. Sanki bittiğinde bir daha gidemeyecektim Lizbon’a…
Sizin hayatınızda hiç olmadı
...

agorada-bir-delikanli

Agora’da Bir Delikanlı

Önceden de söylemiştim sanırım çok fazla Türk yazar okumuyorum. Nedendir bilmiyorum ama maalesef ki Türk yazarların kitaplarında genellikle bir Filiz Akın Ediz Hun filmi aşk üçgeni oluyor. Kavuşamayanlar, kavuşup mutlu olamayanlar, kavuşanları kıskananlar… Kültürümüzün bu şekilde olduğunun farkındayım ama artık insan gerçekten de başka bir şeyler okumak ve edebiyat dünyasında farklı bir yanımızın olduğunu da görmek istiyor.

Babacan Pesenkurdu’nun “Agora’da Bir Delikanlı” kitabını instagramda gördüğüm için alıp okudum. Tabii bir de Agora’da geçmesi de beni cezbetti. Sonuçta İzmir ile ilgili her ...

endgame-gok-anahtari

Endgame – Gök Anahtarı

Serinin ikinci kitabında yine şifreler çözülmeye devam ediliyor. Bu kitapta biraz daha sert bir anlatım yapılmış. Dövüş ve savaş kısımları fazlasıyla (!) ayrıntılı bir şekilde göz önüne serilmiş.

İkinci anahtar gerçekten de şaşırtıcı olmuş. Bir yandan üzücü ve üçüncü kitap ile alakalı merak uyandırıyor.

Okuması kolay bir kitap. Eğer macera kitaplarını seviyorsanız okuyun derim. Açıkçası ilk defa bir kitabın filminin nasıl olacağını merak ediyorum. Bence mutlaka bu serinin filmini çekeceklerdir :)

...

kuyucakli-yusuf

Kuyucaklı Yusuf

Sabahattin Ali okudukça yaşamımda hiç bir şeyin saf olmadığını fark ediyorum. Özellikle aşk çok kirlenmiş bu dünyada.

Üç kitabını okudum Sabahattin Ali’nin… Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan ve Kuyucaklı Yusuf… Ve bu üç kitap aşk duygusunu sorgulattı bana. Bir  yandan da böyle bir aşk yaşayamamak kırıyor insanı içten içe…

Kuyucaklı Yusuf, beni çok duygulandırdı… Evlatlık edinilen Yusuf ve evin küçük kızı bir şekilde birbirlerine aşık olurlar. Oysaki kızın annesi kızın daha ...

yollarin-baslangici

Yolların Başlangıcı

Her ne kadar kitaplarını çok sevsem de Amin Maalouf okumak gerçekten çok zor. Maalesef bu kitaba geçen yıl başladım ve en uzun süre okuduğum kitap olarak sanırım rekor kırdım. Tam olarak on bir ayda bitti :( Araya bir sürü başka kitap girdi ama bir türlü okuyup bitiremedim.

Oysa ki ilk başladığımda okumaya çok hevesliydim. Kitap Beyrut’u anlatıyor diye hatta yılbaşında Beyrut’a gittim. Orada oradan bahseden bir kitabı okumak muhteşemdi. Ama ne zaman ki oradan döndüm sanırım büyüsünü kaybetti.

Aslında problem Amin Maalouf’un kitaplarında çok fazla detay vermesi sanırım. Belli bir süreden sonra uzaklaştırıyor ...

icimizdeki-seytan

İçimizdeki Şeytan

Anlatmaya başladıkça sanki bütün kitabı anlatacakmışım gibi hissediyorum. Özet falan yazılmaz olduğu gibi anlatılır ancak.

Bir günde bitti… Elimden bırakamadım resmen. Şimdi ne olacak? Ya şöyle olursa? Ya başına bir şey gelirse diye diye bir günde bitti. Doğruyu söylemek gerekirse bitmesine çok üzüldüm. Ama her şeyin olduğu gibi maalesef bunun da bir sonu olacağı belliydi.

Yapılan hatalar, aşk dediğimiz duygu ile verdiğimiz yanlış kararlar hepimizin hayatında var aslında.  Aşık olduğumuzda gözümüz bir şey görmez genelde. Hemen hemen her şeyi kabul ederiz gözümüz kapalı. Sonrasında canımızın nasıl ...

marsli

Marslı

Hayal gücü olduğuna inanmak istemedim. Nasıl olabilir ki? Bu kadar detay bu kadar spesifik özellik, bu kadar element kullanılarak yapılan o kadar iş…

Özel kıyafetleriniz dışında başka hiç bir şekilde nefes alamadığınızı düşünün… sınırlı sayıda yiyeceğiniz ve limitli suyunuz var… Ve uzayda, Marsta tek başınasınız…

Benim için inanılmaz klostrofobik bir ortam olsa da, sonunu merak etmeden yapamadım. Son sayfaya kadar her anda Mark Watney ile aynı duyguları yaşadım. Kalbim sıkıştı, bende nefes alamadım. Kendimi onun yerine koydum ve azmine hayran kaldım.

Ne denir bilmiyorum ki? Bu nasıl bir hayal ...

bir-bar-filozofu

Bir Bar Filozofu

Hep aşkı kadınların daha çok anladığı düşünülür. Erkekler daha maskülen(!) işlerle meşgulken kadınların gereksiz olan (!) aşk meşk işlerine çok kafa yordukları söylenir. Bu belki de kadın erkek ilişkilerinin en başından beri böyledir. Görevler bellidir; kadın aşık olur acı çeker, erkek kaale almaz acı çektirir.

Bu kitap aslında bütün kuralları sil baştan yazmış. Aşk yanlış ellerde çok can acıtabilir iken, doğru kalpte nasıl da hayatı bir anda değiştirebilir ruhunuz bile duymaz.

Hep kadınlardan duyduğumuz aşk isyanı, bu sefer bir erkekten gelmiş. Üstelik öyle bir çığlıkla gelmiş ki okurken çoğu ...

donusum-franz-kafka

Dönüşüm

Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı kitabının yorumunu yazmak için yaklaşık iki haftadır düşünüyorum. 100 sayfalık kitabın yorumu alt tarafı demeyin. Böyle bir kitap okumadım hayatım boyunca. İnsan ilişkilerini bu şekilde ötekileştirerek anlatması gerçekten de takdire şayan.

Ailesi tarafından çok sevilen(!), evin bütün yükünü sırtında taşıyan, evin geçimini tek başına üstlenen ve bundan dolayı hiç gocunmayan Gregor, bir sabah uyanır ve kendini bir böcek olarak görür. Bu durum tabii ki ailesinde korku ve endişeye neden olur. Ailesi ilk etapta bu durumun düzeleceğine inansalar da zamanla maalesef kalıcı olduğunu fark ...

ask-ve-obur-cinler

Aşk ve Öbür Cinler

Hala kendime soruyorum neden bu kadar geç keşfettim Gabriel Garcia Marguez’in kitaplarını diye. Tam anlamıyla kitaplar içinize işliyor. Bu kadar temiz bir anlatım gerçekten de nadir bulunuyor. Edebiyat dünyası için büyük bir kayıp olmus vefatı. Ama işin garip tarafı da ölümünün ardından kitaplarını okumaya başladım. Haklısınız suç benim bu nedenle de kendime çok kızıyorum.

Aşk ve öbür cinler kitabıyla Gabriel Garcia Marguez kalbime dokundu desem yeridir. Bu kadar karışık bir aşk üçgeninin kötülüğünün masum bir çocuğun üzerine kalması ve herşeye rağmen bu masumiyetten vazgeçmeyen bir papaz.

Bir yandan nefretin ne ...

kafes

Kafes

Josh Malerman’ın Kafes adlı kitabı tam olarak bir günde okunup biten bir gerilim kitabı. Kalın bir kitap olmasına bakmayın gerçekten sürükleyici.

Gözlerini açtıkları anda orada bulunan bir “şey” tarafından etki altına alınan ve kendilerini öldürmelerine neden olan bir grup insanın  yaşadıklarını konu alan kitap biraz klostrofobik olmasına karşın sürükleyici.

Okuması kolay bir kitap , tam tatil kitabı aslında. Açıkçası bu kadar sürükleyici olabileceğini düşünmemiştim.

Tek problem sonunun biraz havada kalması. çok fazla soru işareti ile bitiyor maalesef. Bu nedenle de biraz hayal kırıklığı ...

pi

Pi

Mükemmel sayı… Mükemmel son… Mükemmel hayaller…

Gerçekten de artık sıra bizde. Artık bizim kendi hikayelerimizi yazma zamanımız geldi. Artık değişim zamanı… Her şeye sorgusuz sualsiz evet deme döneminin kapanması gerekli. Ama bu ne yakarak ne de yıkarak olmalı… Zeka her şeye yeter…

Akilah Azra  Kohen kimdir, nedir inanın ki hiç bilmiyorum. Tek bir şeyi biliyorum ki bir insanın bu kadar iyi tespitler yapıp hayatı bu şekilde ortaya koyması gerçekten muazzam.

Fi, Çi ve Pi benim hayatımı değiştirdi. Unuttuklarımı hatırlamama yardımcı oldu. Sadece siyasetten bahsetmedi, romanlara aşkı da ekledi. ...

umarim-cehennemde-bira-vardir

Umarım Cehennemde Bira Vardır

Uzun zamandır okuduğum eğlenceli kitaplar arasında yerini aldı :) Edebi değeri yok, kültürel bir değeri yok, küfür ve cinsellik içeriyor. Kesinlikle +24 yaş sınırında olması gereken bir kitap.

Size katacağı hiç bir şey yok anlayacağınız. Sadece alkol oranı ile beraber insanların davranışlarının nasıl kötüden berbata dönüştüğünü, insanların alkol yüzünden aslında yapmayacakları şeyler yaptıklarını anlatıyor.

Sanmayın ki alkolü kötülüyor. Tamamen Tucker Max’ın kendi hayatını anlattığı, insanları küçümsediği, aşağıladığı, bir günde iki farklı kadınla beraber olduğu, ortalama günde on beş bira ...

trendeki_kiz

Trendeki Kız

Bazen sadece bazı kitapların nasıl oluyor da bu şekilde hayal kırıklığı ile bitebildiğini düşünüyorum.İşin garip tarafı başlangıçta yakalanan heyecan ve merak kitabın sonuna gelindiğinide nasıl olur da kendini “bitse de gitsek” moduna sokabilir?

Paula Hawkins Trendeki Kız kitabıyla ilk başta ilgimi çekti. Alkolik bir kadının evliliğinin bitmesi, aldatılması, işinden kovulması ve daha bir çok kötü olayın Rachel’in başına gelmesi ve bunların anlatımı aslında ilk etapta beni çok etkiledi. Alkolün bu kadını nasıl da yalnızlığa sürüklediği içimde acıma duygusu oluşturdu.

Yaşadığı yalnızlıktan ...

ci-akilah-azra-kohen

Çi

Fi’den sonra merakla beklediğim kitap… Ayrıca hayatıma ışık hızıyla giren yazar Akilah Azra Kohen… Şimdi hatırlıyorum da ilk başta nasıl da önyargı ile almıştım kitabı :)

İlk kitapla kıyaslandığı zaman tabii ki her seri kitapta olan şey bu kitapta da var. İlk kitabın o nefes kesen havası bu kitapta yok. Yani ilk etapta :)

Dediğim gibi bu yazarın tarzı beni çok etkiledi. Nasıl olur da bir kitapta birden fazla olay birbirine bağlanarak anlatılabilir ki??? Aklım almıyor gerçekten. 2013 yılının Mayıs ayında yaşananları unutmamış olanlarda sanırım çok daha fazla etki ...

kocan-kadar-konus-dirilis

Kocan Kadar Konuş – Diriliş

Bu aralar psikolojim pek iyi değildi. İş stresi, aşk hayatı, İstanbul karmaşası derken biz süredir kendimi inanılmaz derecede mutsuz hissediyordum. Hatta o kadar mutsuzdum ki ne kitap okuyabiliyor ne de puzzle yapabiliyordum ( beni tanıyanlar bilir moralim bozuk olduğunda puzzle yapar sorunlarımdan uzaklaşmaya çalışırım. Bir nevi terapi benim için ).

Bir gün yine kitapçılarda dolaşırken yeni çıkanlarda gördüm Kocan Kadar Konuş – Dirilişi… Gördüğüm anda yüzüme bir gülümseme yerleşti. Malum ilk kitap ben baya güldürmüş ve inanılmaz şekilde mutlu etmişti. ...

kucuk-prens

Küçük Prens

Sanırım okuduğum ilk uzun hikaye… Ya dokuz ya on yaşındaydım ailem bu kitabı alıp bana hediye ettiklerinde. Hala hatırlıyorum ne kadar mutlu olduğumu…

Küçüklüğümden beri en sevdiğim şeydir kitap okumak… Kaybolurum kitaplarda, her şeyi unuturum resmen.Kitapların dünyasını keşfettiğimden beri gerçek dünyadan pek haz etmiyorum sanırım :)

Keşke hayat çocukken olduğu kadar kolay ve dertsiz olsa. Keşke şapka yerine fil yutmuş yılanı görebilsek hala… ama maalesef yaşımız ilerleyip hayatın monotonluğuna yakalanınca o kadar sıradanlaşıyoruz ki… 32 yaşımdayım ve küçük prensi tekrar okumam gerektiği ...

endgame

Endgame

Dünyanın sonunun yaklaşması konusu sanırım her zaman yeni romanlar yazılmasına neden olacak. Endgame de bu romanlardan biri. Her zamanki gibi bir grup insan seçilir ve onların hangi insan ırkının yaşayıp, hangilerinin yok olacağına karar vermesi sağlanır. Ve tabiiki Amerikalı birinci olur :)

Okuması kolay bir kitap hatta içinde bir de bulmaca var ve bulmacayı çözene 500.000 dolar ödül vereceklerini söylüyorlar. Açıkçası kitap bana o kadar boş geldi ki verdikleri ödülden de emin değilim.

Büyük bir ihtimalle seri şeklinde olacak bu kitap.  İkinci kitap ve üçüncü kitap olması gerekiyor ve maalesef kitap serileri olduğu zaman ...

image

Kürk Mantolu Madonna

Küçüklüğümden beri türk sinemasını hep sevmişimdir. Bana yaşananlar her zaman daha doğal geldi. Aşklar daha içten, kızgınlıklar daha derinden yaşanıyor sanki.
Kürk mantolu madonna eski türk filmlerini hatırlattı bana. Bu kadar masum bu kadar derinden bir sevgi sanırım artık dünyada bulunmuyor. Her ne kadar fazlasıyla eski kelimeler kullanılmış ve okunması biraz zor olsa da akıcı ve merak uyandıran bir hikaye.
Raif Bey’in sıradan görünen hayatının aslında derinlerine inildikçe ne kadar yoğun duygular yaşamış olduğunu görmek, ona ayrı bir saygı duymanıza neden oluyor. Şans eseri babası tarafından Berlin’e
...

Fi- Akilah Azra Kohen

Fi

Bu neydi böyle… Nasıl olur da bir kitap bir insanı nefessiz bırakır? Nasıl olur da bir hikaye bu kadar yoğun anlatılır?

Sarsıldım ve şaşırdım. Kitabı bitirdikten sonra kendime gelmem zaman aldı. Farkettim ki nefesimi tutmuş dişlerimi sıkmışım. O kadar fazla duyguyu aynı anda yaşadım ki yoruldum… Bütün karakterlerin ne hissettiğini o kadar içimde hissettim ki…
Nefret, aşk, merak, öfke, kıskançlık ve daha bir sürü duyguyu tek bir kalemde öyle güzel anlatmış ki Akilah Azra Kohen…
Açıkçası kitabı kırmızı kapağından dolayı aldım. O kadar alev alevdi ki karşı koyamadım. Hatta yazarın yabancı
...

Kirmizi pazartesi

Kırmızı Pazartesi

Dört saat içinde soluk almadan okuyup bitirdiğim kitap. Şimdi düşünüyorum da keske daha önce keşfetseydim bu yazarı. Şu anda gerçekten de önceden kitaplarını okumadığım için suçluluk duyuyorum.

Namus cinayeti her din, dil ve ırkta var sanırım. Ancak bukadar çabuk kararverildiğini hiç düşünmemiştim. Gabriel Garcia Marquez kırmızı pazartesi kitabı bekaretini kaybeden bir kızın düğün gecesinde sırrının açığa çıkmasından sonra, bekaretini kime verdiğini itiraf etmesiyle beraber bir cinayet hikayesine dönüşüyor.  Öldürülen kişi dışında bütün herkesin ne olacağının bilinmesi ve son anda da öldürülen adamın öğrenmesi ...

Aldatmak -paulo coelho

Aldatmak

Bazı kitapları okuduğum zaman resmen hayal kırıklığı yaşıyorum. Belki de çok fazla beklenti içinde olduğum ya da artık farklı bir şeyler yazılmasını istediğim için.

Tahmin edeceğiniz gibi bir aldatma hikayesi Paulo Coelho’nun aldatmak adlı kitabı. 30 yaşında kendini artık yaşlı gibi gören hayatında herşeye sahip güzel iki çocuk annesi bir kadının sırf hayatında macera eksikliği olduğu için eşini eski okul arkadaşıyla aldatmasının hikayesi…

Ben kitabı ” Grinin Elli Tonu” kitabından çok özenilmiş buldum. Sıradan ve taklitçi geldi. Anlatılanlar arasında bie kopukluk var sanki. Gerekli detaylar ...

benim-huzunlu-orospularim

Benim Hüzünlü Orospularım

Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğuna inananlardanım. Çocukluk,gençlik, orta yaşlılık, yaşlılık… Hepsinin ayrı bir anlamı var. Yaşanılanlar, edinilen bilgi ve deneyimler insanlara gün geçtikçe daha çok şey katar. Hele bir de öğrenilen şey AŞK ise…

Gabriel Garcia Marquez’in Benim Hüzünlü Orospularım kitabını maalesef ki daha yeni okuyabildim. Kitap çok kısa olmasına rağmen o kadar doluydu ki, elimde olmadan kendimi üzülürken buldum. 90 yaşındaki bir adamın o yaşa kadar aşık olmadan sadece para ile kadınlarla beraber olması ve yine aynı yolla ve aynı evde tanıştığı uyuyan bakireye dokunmadan aşık ...

image

Kocan Kadar Konuş

Uzun zamandır bu kadar eğlenerek okumamıştım bir kitabı. Gerçekten de sadece zaman geçirmek için aldığım bir kitaptı. Hani okursunuz da aklınızda bir şey kalmaz ya… İşte aynen öyle olsun diye aldım. Komiktir nasıl olsa biraz güler moralimi düzeltirim diye düşünmüştüm. Ama okurken resmen kendimi buldum kitapta.

Benim ailemde evlenmem için çok laf etti bana. 30 yaşına geldin evlenmedin, evde kaldın, yalnız yaşamak güzel değil vs vs vs. Hayatıma biri girince hemen sorular başlardı ailesi ne iş yapıyo çocuk nereli vs. Şimdi farkediyorum da sanırım bana hiç mutlu musun diye sormadılar. Tabii haliyle sonrasında taktik vermeler ...

genetik-miras

Genetik Miras

Uzun bir aradan sonra tekrar okumaya ve yazmaya karar verdim. Beni çok yormayacak okuması kolay bir kitap seçmek istedim. Kitapçıda dolanırken gözüme bu kitap takıldı. Malum polisiye ve aksiyon romanlarını çok seviyorum. İlginç olabilir diyerek aldım. Ama maalesef hayal kırıklığı ile bitirdim.

William Landay genetik mirası yazarken gerçekten ne hissetti çok merak ediyorum.Bir anda ortaya çıkan bir cinayet ve anlamsız bir şekilde bir çocuğun bu cinayetle suçlanması… Sadece suçlamanın yapılmasının nedeni ise çocuğun dedesinin önceden cinayet işlemiş olması.

Bu kadar saçma bir bağlantı ile nasıl yazılmış kitap ...

klon

Klon

Uzun bir aradan sonra tekrar yazabildim. Maalesef bu aralar bir türlü bitiremedim kitap. Sonunda zaman bulabildim de bu kitabı bitirebildim.

Sıradan olacağını düşünürken çok şaşırttı beni bu kitap. Biraz daha bilim kurgu tadında, çok fazla kafa yormadan okunur sanmıştım. Oysaki kitabın içindeki hikaye tamamen sizi içine çekiyor ve anlatılan karakterlerden biri oluveriyorsunuz.

Kızı öldürülen genetik bilimci klonlama uzmanı bir doktor, kızının katilini nasıl bulabilir? DNA örneklerinden yeni bir klon çocuk yaratarak tabii ki… Bir katilin DNA’sından oluşmak, bir katile birebir benzemek ,aynı hisleri hissetmek, aynı gözlere ...

kaiken

Kaiken

Üç ayrı kitap konusunu neden tek kitapta toplar ki bir yazar? Herhalde  bir anlamı vardır diye düşünüyorum. Her ne kadar nedenini bulamasam da.

Oysa ilk konu üzerinden devam etse her şey çok daha güzel olabilirdi. Belli bir seri katil mantığı ile diğer konuları karıştırmak neden anlayabilmiş değilim.

Sanırım biraz değişik bir şeyler yapmaya çalışmış Jean-Christophe Granke Kaiken’de. Ama maalesef olmamış. Başlangıç o kadar güzeldi ki okurken gerçekten ilk defa farklı devam edecek sanırım dedim. Evet yazar beni şaşırtmadı hayatımda bekleyemeyeceğim kadar farklı devam etti. Sanki birbirinden ayrı üç farklı kitap ...

tanrinin-unutulan-cocuklari

Tanrının Unutulan Çocukları

Jasper’in bir gece Charlie’nin odasının camına gelmesi kasabada, bu güne kadar sohbet etmemiş bu iki çocuğun arasında bir daha kopamayacak bir bağ oluşmasına neden olur. Beraberce göğüsledikleri bir cinayet, ikisini birbirine daha fazla bağlamakla beraber  gerçek katili bulmaya çalışmaları ise yaşlarının aslında çocuk olmadığını anlatıyor.

Beni gerçekten etkileyen bir kitap… Bir çocuk nasıl bir kasabada meydana gelen bütün kötü olayların nedeni sayılabilir ki? üstelik bu çocuk nasıl sevdiği kızı öldürebilir ki? Tek suçu, suçun üstüne kalmaması için cesedi nehrin sularına atmak olan bu çocuk katili bulmak ...

bir_psikiyatristin_gizli_defteri

Bir Psikiyatristin Gizli Defteri

Yaz tatili için aldığım bu kitabı iki günde bitirdim. Gary Small’ın Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, tıbbi vakaların anlatıldığı, okuması kolay ve sürükleyici bir kitap. Neredeyse hiç bir tıbbi terimin geçmediği bu kitap, bu özelliğinden dolayı okuyucuya roman okuma heyecanını da yaşatmaktan geri kalmıyor.

Bir kaç farklı olayın anlatıldığı Bir Psikiyatristin Gizli Defteri’i okurken bir süre sonra vakaların teşhisini kendiniz vermeye çalışıyorsunuz.  Bazı hikayelerde sonunu tahmin ederken bazılarında ise gerçekten şaşırıyorsunuz.

Gary Small’ın anlatımındaki doğallık da gözden kaçmıyor. Neredeyse ...

efsane

Efsane

İlk defa okuyorum İskender Pala’nın bir kitabını… Tarih kitapları her ne kadar ilgimi çekmese de bu kitabı beğendim. Genellikle ifadeler ağır gelir bana bu tarz kitaplarda. Ancak İskender Pala’nın Efsane romanı hep anlatımı kolay hem de sürükleyici niteliğe sahip.

Üç ayrı hikaye var bir kitabın içinde. Üç ayrı insanın birbirleriyle olan bağlantısı okumayı daha da çekici hale getiriyor. Hızır Reis’in, Sidi’nin ve Billure’nin arasındaki bağlantı aşkın ve dostuğun aslında güzel bir tanımı olmuş.

Billure ve Sidi’nin birbirinden kopmaları ve yıllar boyunca birbirlerine ulaşabilmek için ...

cehennem

Cehennem

Uzun süredir beklenen kitap sonunda çıktı ve yine kendisini bir solukta okutmayı başardı. Üstelik bu sefer olaylar hepimizin daha tanıdık olduğu bir yerde sonuçlanıyor.

Her zaman Dan Brown’un kitaplarını çok sevdim. Hayal gücü ve sürükleyiciliği ile hem elinizden bırakamıyorsunuz hem de bitmesin diye dua ediyorsunuz. İşte Dan Brown’un son kitabı Cehennem’de bir solukta okunacak kitaplar arasına girdi.

Yazarın betimlemeleri o kadar iyi ki okurken kendinizi bir anda bahsedilen mekanda buluveriyorsunuz. Yazarın tasvir ettiği pencereden bakıyor, Robert Langdon ile beraber koşuyorsunuz.

Nüfusun kontrolsüzce ...

dugumlere-ufleyen-kadinlar

Düğümlere Üfleyen Kadınlar

Bu kitabı almamı ve okumamı annem istemişti. Ben de merak edip çıkar çıkmaz almıştım. Bu güne kadar yazarın her hangi bir kitabını okumadığım için tarzını merak etmiştim. Hemen okumaya başlamama rağmen bir buçuk ayda ancak bitirebildim diyebilirim.

Dört farklı kadının hayatlarının kesişmesini ve çıktıkları “AŞK” yolculuğunun anlatıldığı Ece Temelkuran’ın Düğümlere Üfleyen Kadınlar kitabı maalesef beni okuyucu olarak tatmin etmedi.

Başkaldıran, devrim yapan, çölleri geçip bir amaç uğruna yola devam eden bu kadınların hikayesi bana çok zorlama geldi. Üstelik arada Arap ülkelerinde olanlar, ...

semerkant

Semerkant

Uzun zamandır okumak istediğim bir kitap Semerkant. Amin Maaloof Semerkant’ta Ömer Hayyam’ın hayatını ve rubailerinin hayata geçmesini anlatmanın yanında Doğu kültürünü de çok açık bir şekilde ifade etmiş.

Kitap iki ayrı bölümden oluşuyor diyebiliriz. Birinci bölümde Ömer Hayyam’ın hayatı ve yaşadığı zorluklardan bahsederken, ikinci bölümde ise Ömer Hayyam’ın rubailerinin olduğu “Semerkant Yazması” nı bulma isteği ile doğuya giden adamın yaşadıkları anlatılıyor.

Kitap genel olarak akıcı ancak fazlasıyla tarih bilgisi içermekte. Belli bir noktadan sonra kendinizi tamamen İran tarihinin ...

ozgurlugun-elli-tonu

Özgürlüğün Elli Tonu

Elli ton serisinin son kitabı olan Özgürlüğün Elli Tonu beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Yazar sanki yazıp hemen bitirmek için uğraşmış, hatta yazarken sıkılmış gibi geldi. O kadar ki okurken bunalmamak elde değil. Yani madem yazmaktan ikinci kitapta sıkılacaktın neden devam ettin?

Bir çiftin başına neler gelebilir ki hayatta? Christian’ın Ana’ya sarkıntılık eden eski patronunu işten çıkarmasından sonra bu adamın Christian’ın helikopterine suikast düzenlemesi, yollarda takip etmesi, evine gizlice girmesi karısını kaçırmaya çalışması ve kız kardeşini kaçırması ne kadar mantıklı ki?

üstüne ...

karanligin-elli-tonu

Karanlığın Elli Tonu

Elli ton serisinin ikinci kitabı olan karanlığın elli tonunda Christian’ın karanlık ve korku dolu geçmişi karşımıza çıkıyor. İlk kitapta olduğu gibi cinsel anlatımların bulunduğu bu ikinci kitap, Grinin elli ton’unun aksine o kadar rahatsız edici değil. Daha duygusal anlatımların bulunduğu bu kitap zaman zaman gözlerinizin dolmasına neden oluyor.

Ana’nın Christian’ı terk etmesinden sonra geçen bir haftalık süre ikisine de yıllar kadar uzun gelmişti. Mutsuzluk ikisini de esir almıştı. Bir daha görüşmeyeceklerini düşünürlerken Ana’nın bir yayın evinde işe girmesi ve Christian’ın ona çiçek göndermesi ...

grinin-elli-tonu

Grinin Elli Tonu

Kesinlikle +18 sınırlamasına girmesi gereken bir kitap. Kitabı aldığım zaman açıkçası içeriğini bilmiyordum. Okumaya başladıktan sonra kitabın arkasındaki erotik roman yazısı dikkatimi çekti :)

Grinin elli tonu okuması bazen rahatsız eden bir kitap. Seri bir üçlemeden ibaret. Yazımı ve anlatımı kolay. Sürükleyici ve elden bırakılmayan bir kitap.

Arkadaşı hasta olunca onun yerine yakışıklı zengin iş adamı Christian Grey ile röportaj yapmaya giden Ana’nın hikayesi. Christian bir şekilde Ana’nın peşine takılıyor. Telefonundan yerini buluyor. Olur olmadık yerlerde karşısına çıkıyor ve kendine bağımlı haline ...

hic

Hiç

Bir banka soygunu bir taksi şoförünün hayatını nasıl değiştirebilir? Hiç kimsenin sıradan olmadığını kanıtlayan bu kitap umutsuz hayatları olanların bile neleri değiştirebileceğini çok açık bir şekilde ifade ediyor.

Banka soyguncusunu yakalayan Ed’in hayatı gün geçtikçe değişmeye başlıyor. Posta kutusuna kim tarafından bırakıldığı belli olmayan karo ası ve ona verilen üç görev. Bir yanı merak ederken diğer yanı da bunun arkadaşlarının şakası olduğunu söylüyor. Ed merakına yeniliyor ve bu kartta bulunan görevleri yapmaya karar veriyor.Tamamen birbirinden farklı üç görevi yerine getiriyor.

İkinci olarak sinek ...

askin-gozyaslari-mevlana

Aşkın Gözyaşları – Hz. Mevlana

Aşkı bu sefer de Mevlana’nın ağzından dinlediğimiz Aşkın Gözyaşları – Hz. Mevlana bir insanın hayatında eksik olanın peşinden nasıl gidebileceğini gözler önüne seriyor.

Küçüklüğünden beri Mevlana’nın dini görüşünün farklılık yaratacağı babası tarafından farkedilmiştir. Ve günün birinde babasının yerine geçeceği ve kitlelere sesleneceği kaderine işlenmiş. Ama Mevlana o kadar eksik hisseder ki kendini ( her ne kadar herkesten fazla bilgisi ve görüşü olmasına rağmen) bu görevin altından kalkamayacağını düşünür. Hayatında sanki çok büyük bir eksiklik vardır. Bir türlü ne olduğunu bilemediği ve ...

uyuyana-kadar

Uyuyana Kadar

Hatırlar mısınız 50 ilk öpücük diye bir film vardı. Ben hala ne zaman bu filmi izlesem oradaki aşka imrenirim. Her sabah bir erkeğin bir kadını kendine tekrar aşık etmesi kadar mükemmel bir şey yok herhalde.

Bu kitabı ilk okumaya başladığım zaman konunun aynı olduğunu sandım.Kaza geçiren bir kadının kendini ve çevresindeki kimseyi tanımaması ve her günü tekrar yaşaması. İlk sayfaları okurken gerçekten de zaman kaybı diye düşündüm. Sonuçta bahsettiğim filmde konunun ne olduğunu biliyorduk. Ama kitabı okumaya devam etmemle beraber tamamen farklı bir konu olduğunu anladım.

Amnezi hastası olan Chris her sabah uyandığı zaman ...

nester_muzigi

Neşter Müziği

Neşter Müziği bir intihar olayı ile başlayan ve araştırdıkça altından çok daha farklı olayların çıktığı ve  kitabın sonunda  ağzınızı açık bırakan bir kitap.

Neşter Müziği Dr. Ted Cogan’ın trafik kazası geçiren bir hastasını iyileştirmesi ile başlıyor. Trafik kazasından sonra Kristen’ın iyileşmesinden sonra yavaş yavaş iletişimin bittiği hasta doktor ilişkisi, Kristen’ın intiharı ve geride bıraktığı bir günlük ile resmen yeniden hortluyor. Günlükte yazılanların doktorun hastasına tecavüz ettiğini ortaya koyması, romanda geçen karakterlerin bilinmeze doğru gitmesine neden oluyor.

Kendi ...

ASKIN_GOZYASLARI_1_B

Aşkın Gözyaşları – Tebrizli Şems

Aşkın gerçekten nasıl anlatılması gerektiğini çoğumuz bilmeyiz. Bazılarımız onu nasıl yaşayacağımız ya da neye karşı yaşayacağımızı da bilmeyiz.

Şems uzak yerlerden kalkıp Aşk için yol katedip Mevlana’ya ulaşıyor. Ama yine de emin olamıyor gerçek Aşk olup olmadığından. Mevlana’yı sınavlara sokuyor, sorular soruyor,doğru bildiklerini sorguluyor. Her defasında da Mevlana Şems’in istediği şekilde davranıyor. Ne bir eksik ne bir fazla. Bilmediği şeyleri öğretiyorlar birbirlerine. Hayatlarında başka kimseciklere ihtiyaç duymuyorlar. Beraber ibadet edip beraber oruç tutuyorlar.

Günün birinde Şems ...

mesnevi-terapi

Mesnevi Terapi

ilk defa bu kategoride bir kitap oluduğumu söyleyebilirim. genellikle psikolojik araştırmaları içeren kitaplar beni bunaltıyor. Kısır döngü içinde devam ediyormuş gibi geliyor.

Mesnevi Terapi, insan davranışları ve düşünceleri Mevlana felsefesi ile birleştirilerek ele alıyor.

Kısa kısa hikayeler, kişinin olumsuz düşünce kalıplarına karşı nasıl davranması gerektiğini, bu davranışların nasıl çözümlenebileceğini anlatıyor.

Bazı hikayeleri okurken hak vermeme rağmen bazılarında ise tamamen hayal dünyasından öneriler gelmiş gibi hissettim. Zaman zaman söylenen şeylerin doğruluk payı olabileceğini bile ...

sahane-hatalar

Şahane Hatalar

Uzun zamandır okuduğum en eğlenceli kitap Şahane Hatalar… Küçüklüğümde vardı böyle kitaplar, kendi sonunu kendin belirlerdim. Sürekli başa dönerek tekrar okur farklı sonlar bulmaya çalışırdım.

Bu kitapta da aynı şekilde yaptığınız seçimler sayesinde sizi nasıl bir sonun beklediğini görüyorsunuz. Hayatla ilgili olarak nasıl yol alacağınız, bazen kötü görünen seçimlerin iyi sonuçlanacağı, bazen de kesin doğru dediğiniz bir seçim sonunda ne kadar yanlış yerlere gidebileceğinizi harika bir şekilde deneyerek öğreniyorsunuz.

Okuması gerçekten eğlenceli… Kitabı elime aldığımdan itibaren ilk bir saatte dokuz ...

biryumakmutluluk

Bir Yumak Mutluluk

Açıkçası Bir Yumak Mutluluk ilk kitapta verdiği izlenimi ve mutluluğu veremedi bana. Çünkü konu olarak sürekli devam eden kitaplar beni bunaltıyor.

Yine bir örgü kursu ve yine birbirinden bağımsız üç kadının birbiri ile olan iletişimi sayesinde hayatlarının değişimi konu olmuş.

Okuması eğlenceli ama sonu yok. Sadece o kurs sırasında insanların hayatları konu ediliyor. Yine acılar yine mutsuzluklar ve yine yeniden doğan gün şeklinde devam eden bir hikaye.

Fazla hayalperest şekilde olayların çözülmesi ve kitabın yazılmış olmak için yazılmış havası açıkçası beni hüsrana uğrattı. İlk kitapta aldığım mutluluk bu ...

araf

Araf

Bazen arka kapak gerçekten okuyucuyu yanıltabiliyor. Kitabı okumadan arka kapakta yazanlara öyle bir inanıyorsunuz ki sayfalara bakmadan kitabı almış oluyorsunuz.

Beni hayal kırıklığına uğratan kitaplar arasında yerini aldı Araf… Tamamen zaman kaybı olarak gördüm okudukça. Tamam ilk başlarda merak uyandırdı. Ama sayfalar akıp gittikçe sıkıldım. Çünkü o kadar uzaklaştı ki hikayeden yakalamakta zorlandım. İlk başta verdiği etkiyi kaybetti, okudukça iyice uzaklaştı, uzaklaştıkça gerçekten bunalttı…

İki kadınının güya birbiriyle olan bağlantısını anlatıyor kitap. Biri kadın tacirlerinin elinden canını zor ...

ramses-kades-savasi

Ramses – Kadeş Savaşı

Serinin üçüncü kitabında da Ramses’e yapılan saldırılar devam ediyor. Her şeye rağmen savaşmaktan vazgeçmeyen Ramses, gün geçtikçe başka düşmanlar kazanıyor.

Ramses’i yenemeyen düşmanları bu sefer karısı Nefertari’yi yaptıkları büyülerle yok etmeye ve Ramses’i duygusal anlamda güçsüz bırakmaya çalışıyorlar.

Kötülerin dünyasında birbirine güç olan bu iki aşık hem ülkelerinin geleceği hem de sevgilerinin sonsuzluğu için birbirlerine destek olmaya devam ediyorlar.

Yazar her kitabında olduğu gibi bu kitapta da anlatımı konusundaki başarısını gözler önüne seriyor. Elden bırakılmadan bir ...

delifisek

Delifişek

Zeze’nin çocukluğunu neredeyse bütün ayrıntıları ile hayatımıza kattık.Yıllarla beraber o da büyüdü biz de…

Her genç gibi aşık oldu, hayatının tek aşkı sandığı bir dolu insanı soktu hayatlarımıza.

o yaşlarda hepimiz öyle değil miydik? hayatımıza giren herkesin o büyük aşkımız olacağını sanırdık. Her insanla beraber biz de yıkılırdık. Günlerce ağlar, hayatımıza bir daha kimseyi sokmayacağımıza dair yeminler verirdik. Ve hayatımıza girip biz istemeden çıkan insanların hepsi için aynı şeyi düşünürdük.

Kitabı okurken o günler geliyor insanın aklına. Gerçekten ne kadar çocukça ...

gunesi-uyandiralim

Güneşi Uyandıralım

Şeker portakalından hatırlarsınız Zeze ailesi tarafından sevgi gösterilmeyen bir çocuktu. Büyüme çağlarında da maalesef bu değişmedi.

Hayat kimi insan için nasıl başlıyorsa o şekilde devam ediyor sanırım. Zeze de maalesef bu çocuklardan biri. Üstelik kendi ailesinde bulamadığı sevgiyi başka bir ailede aramaya çalışan biri.

Evlatlık verildikten sonra tamamen alıştığı hayattan farklı bir hayat yaşanmaya zorlanan, o hayattan herhangi bir beklentisi olmayan birinin yaşadığı andan nasıl mutlu olmasını beklersiniz?

Tabii ki hayalleri ile… Küçüklüğünde şeker portakalı ağacına sığınan Zeze gençlik yıllarında ...

olum-pornosu

Ölüm Pornosu

Bu kitabı yazıp yazmama konusunda uzunca bir süre düşündüm. Ama geri kafalılık yapmamın anlamı olmadığına karar verdim. Eğer gidip alabiliyor ve okuyabiliyorsam, yorumunu da çekinmeden paylaşabilmeliyim diye düşündüm.

İsminden yanlış anlamayın demeyi çok isterdim. Ama ismi neyse kitap aynen o. Zaman zaman hatta kitabın neredeyse tamamında anlatım o kadar rahatsız edici ki insan okurken kendinden utanıyor.

Bu kadar rahatsız edici bir kitap olmasına rağmen satır aralarında o kadar enteresan bilgiler var ki… Mesela diş macununun sivilce kurutucu özelliğinin olması… Farkındayım saçma ama gerçekten bu yazıyor ...

milyonlarca-yilin-tapinagi

Ramses – Milyonlarca Yılın Tapınağı

Serinin ikinci kitabı da ilki gibi sürükleyici ve büyüleyici…

Ramses tahta çıkar ve yeni krallığını yönetmeye başlar. Tabii ki en büyük düşmanı abisi Şenar’ın varlığından ve yaptıklarından habersiz bir şekilde.

Düşmanı sadece abisi de değil üstelik. Genç yaşında aldığı görev ve verdiği cesur kararlar yüzünden neredeyse herkes düşman olmuş ona.

Sadece mutluluk için yaşayan bir firavunun ve kendi çıkarları uğruna herşeyi satabilecek diğerleri…

İnsanın okudukça okuyası geliyor bıkmadan usanmadan… Hatta kitap bittiği zaman üzüldüm yine. Çünkü beş cilt halinde bir seri ...

bir-geysanin-anilari

Bir Geyşanın Anıları

Bu kitabı okumadan önce herkesin yaptığı gibi Geyşa terimi ile fahişeliği aynı şey zannediyordum. Hatta bunun üzerine nasıl bir kitap yazılır diye bile düşünmüştüm. Tabi kitabı lise dönemimde okumamın da etkisi vardır sanırım.

İşte insanın fikrini bir çırpıda değiştiren kitaplardan biri.

Geyşalığın aslında ne kadar zor bir eğitimden geçilerek yapıldığı, sanıldığı gibi herkese değil sadece bir kişiye ait olunduğu, alınan eğitimde başarılı olmazsan o zaman fahişe sıfatının taşındığı ve daha bir sürü şey…

Alınan eğitim nasıl bir eğitim peki? Şan derslerinden dans derslerine, okuma yazmadan ...

isigin-oglu

Ramses – Işığın Oğlu

Uzun zamandır okumak istediğim bir kitap serisi… Herkesin beklediği bir Mısır’lı dede vardır. Bu yüzden insan içten içe merak eder oradaki hayatı… Herşeyin güzel olduğu düşüncesinden alamayız kendimizi…

Maalesef bu kitapta aslında herşeyin o kadar kolay olmadığı, ufacık şeyler için kardeşin kardeşe düşman olabildiği bir dünya ile karşılaşacaksınız.

Anlatım o kadar açık ki sözü geçen yerlerde nefes alıyorsunuz. Ramses’in yaşadığı her şeyi siz de onunla beraber yaşıyorsunuz. Bazen onunla beraber kaçıyor bazen onunla beraber düşünüyor, onun için üzülürken ya da “ah keşke şöyle ...

tanios-kayasi

Tanios Kayası

İftira o kadar uzun zamandır var ki dünyamızda… Ve bir iftiranın bir insanın hayatını nasıl değiştireceğinden o kadar habersiz ki insanlar…

İşte bu kitapta güzelliği başa bela olmuş bir annenin biricik oğlunun hayat hikayesi en ince ayrıntısına kadar anlatılıyor.

Amin Maalouf her zamanki gibi farklı bir dille anlatmış olanları. Sürükleyici bir hayat hikayesi ile Tanios Kayası’nın sayfalarına saplanıyorsunuz. Tabii birde masum bir aşk hikayesi sizi esir alıyor.

Sanmayın ki kitap bir aşk kitabı… Sadece bir kaç sayfasında bahsedilen duygular, nice aşk kitaplarına taş çıkartır gibi o kadar yerli ...

buyuk-vurus

Büyük Vuruş

Harlan Coben Büyük Vuruş’ta başka yazarlardan alıntı yapmamış. Aksine önceki kitabının neredeyse aynısını yazmış.

Kahramanlar aynı, konu aynı, sadece mekanlar farklı… Böyle akıcı romanlar yazan birinin kendi kopyası olabilmesi gerçekten de edebiyat için üzücü…

Dediğim gibi yazım şekli kendini okutturmasına rağmen daha ikinci sayfada konunun ne olduğunu, kitabın sonunun nasıl dolambaçlı bir yolla bağlanacağını anlayabiliyorsunuz.

İLK KİTABI OKUMAYANLARA TAVSİYE EDERİM :)

...

pic-fantazi

Piç Fantazi

İşte ruhumu daraltan kitap Piç Fantazi… Aşağı yukarı iki ayda bitirebildim desem yeridir. Elim gitmedi okumaya resmen. Dedim ya yazar o kadar ağır bir anlatım kullanıyor ki, bir de bunun üstüne ilahi bir güç anlatılmak istendiği zaman işte o uzak durulması gereken kitap olarak karşınıza çıkıyor.

Yazarların bu hataya düşmeleri kötü aslında… Art arda kitap çıkarma zorunluluğu da nereden geliyor? İşte böyle düşündükleri zaman verim azalıyor…

Tanrılardan( zar tanrısı tabii ki) birinin dünyaya gelmesi ve bir kadının hamile bırakması sonucunda doğan yarı tanrı yarı insan çocuğun hayatı. Keşiflerle dolu ...

histeri

Histeri

Küçükken başınıza kötü bir şey gelse ondan kaçmak için birinin kimliğini kullanır mıydınız? Üstelik bu kişi sizin ablanız olsa ne yapardınız?

Ablasının kimliğini çalmış bir kızın başına gelenlerin anlatıldığı Histeri’de, rutin bir polisiye kitabı gibi görünüyor. Ama okudukça Header’in başına gelenler sizi de merak çemberinin içine çekiyor.

Annesinin kızları ile ilgilenmemesi, babasının çocuklarına aşırı düşkünlüğü bir ailenin farkedilmeden nasıl dağıldığını ve bu dağılmanın kızlarının başına neler açtığını anlatıyor.

Yıllar sonra bu acıyı yaşayan kızın aynı yere tekrar ...

zar-adamin-pesinde

Zar Adam’ın Peşinde

Zar adam serisinin ikinci kitabı olan Zar Adam’ın Peşinde polisler tarafından aranan Luke Rhînehart’ın oğlu ile kurulamamış ilişkisini anlatıyor. Babasının peşine düşen çocuk yıllar önce babasının onu neden terkettiğini anlamaya çalışıyor. Tabii ki zarlar öyle söylediği için terk edilen bir çocuk bu babayı nasıl anlayabilir? İşte anlayabilmesi için o hayatı kısa bir süre de olsa yaşaması gerekiyor.

Zar Adam’da olduğu gibi ağır bir dille yazıya dökülmüş bu kitap. Uzun sürede bitirebildim ancak. Anlatım o kadar karmaşık, kelimeler o kadar bilimsel ve cümleler o kadar uzundu ki elim gitmedi ...

sah-mat

Şah Mat

Yine bir polisiye romanı…Üstelik bu sefer satranç hamleleri doğrultusunda yaşanıyor her şey…

Bir gazeteci aracılığı ile polisle iletişim kuran bir seri katil. Polisin kafasını karıştıran ve hedefi şaşırtan teknikler…

Tek dezavantajı Şah Mat’ın ortalarına doğru geldiğiniz zaman katilin son kurbanının kim olacağını ve katilin kim olduğunu farketmeniz. İşte beni bu tarz kitaplarda hayal kırıklığına uğratan en önemli etken de bu. Bu kadar heyecanla okumaya devam ederken, tek bir cümle ile sonunu anlamanız ve o sayfadan sonra okuduğunuz sayfaların hiç bir öneminin kalmaması…

Neredeyse bütün ...

bir fahisenin-anilari

Bir Fahişenin Anıları

Helen… .Hani şu uğruna savaşların çıktığı, ülkerenin yok olduğu Helen… Bir Fahişenin Anıları Helen’in kendi ağzından hayatını anlatıyor. Acılarını, mutluluklarını, aşklarını ve hayatının bütün ayrıntılarını anlatıyor.

Sürükleyici bir kitap. Ama ben biyografi tarzında kitapları pek okuma taraftarı değilim. Tabii bu zevk meselesi.

Yani aslında kitap kötü değil yanlış anlaşılmasın. Ama o kadar çok duyduk ki Helen’in hikayesini daha fazlası gerçekten bunaltıyor.

ANLATIM AÇISINDAN GÜZEL. ŞAYET HALA HELEN’İN HİKAYESİNİ DUYMADIYSANIZ TAVSİYE EDERİM :)

...

zar-adam

Zar Adam

Aslına bakarsanız belki de bugüne kadar okuduğum en değişik konuya sahip kitap Zar Adam. Ne bir aşk ilişkisi var ne de cinayet. Bu yüzden merak edip aldım kitabı. Hatta o kadar emindim ki kitaptan yazarın iki kitabını daha aynı anda aldım.

Bir psikiyatrist düşünün… Normal bir psikiyatrist  hastalarına yardımcı olur değil mi? Oysaki kitapta bahsedilen psikiyatrist hastalarından yardım beklemek zorunda kalıyor.

Günün birinde bulduğu iki zar ile oyunlar oynamaya başlıyor. 6 gelirse şunu yapacağım 5 gelirse bunu… Ama sonunda o kadar alışıyor ki bu oyuna artık nefes almayı bile zarlara sormaya başlıyor. İşin kötü ...

isik-bahceleri

Işık Bahçeleri

Işık Bahçeleri yeni bir din yaratmaya çalışan Mani’nin hikayesi. Çocukluğundan beri başına gelen olaylarla başlayan hayat hikayesi ölümüne ve hatta ölümünden sonrasına kadar devam ediyor.

Bir adamın gerçek isteklerinin ve iç huzurunun nasıl sağlandığı, paradan puldan uzak bu adamın hayatını nasıl devam ettirdiği, her gittiği yerde el üstünde tutulmasını anlatıyor kitap.

Farklı bir anlatıma sahip olan yazar o dönemi ve kahramanımızı o kadar iyi betimliyor ki, sanki her şey karşınızda olup bitiyor.

TAVSİYE EDERİM :)

...

cin-damasi

Çin Daması

 

Gerçekten değişik bir kitap Çin Daması. Aslında bilinen konu. Hatta neredeyse bütün Türk filmlerinde işlenmiştir. Fark bu sefer olayların bir Çinli ailenin başından geçmesi.

Düşünsenize kızınız hiç bilmediğiniz bir ülkede kayboluyor. Bir gün sizi arayıp beni kurtar diyor. Ne o ülkeyi bilirsiniz ne de konuşulan dili. Ne yapardınız?

kızını kurtarmaya çalışan bu babanın yanında aslında işlenen daha önemli bir konu var bence. İnsan ticareti… İki kuruş uğruna köle gibi çalıştırılan yoksul cahil insanlar. Güçsüzlükleri o kadar belirgin ki karşılarındaki insanlar herşeyi bekliyorlar bu ...

seker-portakali

Şeker Portakalı

Şeker Portakalı’nı ilk okuduğumda 12 yaşındaydım belki de daha küçüktüm. En çok etkilendiğim kitaptı. Zamanla beni neyin etkilediğini unutmuştum.

Sonrasında bu kitabı tekrar almak ve okumak istedim. Kitaplığımda bulunması gerektiğini hissediyordum. Şans bu ya iş arkadaşım Zeynep yılbaşı hediyesi olarak bana bu kitabı verdiği zaman, uzun zamandır mutlu olmadığım kadar mutlu oldum.

Tekrar bir kitabı okumak pek adetim değildir ama konu “Şeker Portakalı” olduğu zaman işler değişiyor tabii ki.

Büyük bir ihtimalle her okuduğum zaman farklı duygular içinde olacağım bir kitap. Her defasında daha da ben ...

empati

Empati

Hepimiz doğa üstü güçlerimizin olmasını istemişizdir sanırım.  Ama bunun nasıl sonuçlar doğurabileceğini hiçbirimiz düşünmemişizdir.

Empati doğa üstü güçleri olan bir avuç gencin savaşlarını anlatıyor. Adam Fawer kitap yazmayı iyi biliyor. Elinizden bırakamayacağınız bir kitap daha… Kitaplığınızda bulunması gereken kitaplardan bence.

Çok yorum yapıp konuyu anlatmayı istemiyorum açıkçası. Eğer merak ettiyseniz kitabı alıp okuyun bence…

TAVSİYE EDERİM :)

...

olasiliksiz

Olasılıksız

Hani bazen olur da düşündüğünüz biri arar ya, hani o zaman dersiniz ya aaa kalbim temizmiş diye…Olasılıksız kalbinizin temizliğinin konu ile alakalı olmadığı o kadar net bir şekilde anlatılıyor ki…

Yine elimden bırakamadım. okuduğum her sayfada heyecanım arttı. Konu aldı başını gitti.

Olasılık hesaplamayı bilir misiniz? Bir şeyin olabilme ihtimalini hesaplamak yani. İşte bu kitapta hiç bir şeyin şans olmadığı her şeyin bir hesabının yapıldığı anlatılıyor. Tanıştığınız kişilerin, yediğiniz yemeğin, içtiğiniz kahvenin bile…

Eğer benim gibi sayıları seven biri iseniz tek nefeste ...

beyaz-kaplan

Beyaz Kaplan

Çok şey beklemeyin Beyaz Kaplan’dan. Okumadan önce ne beklediğiniz de önemli tabii. Kitabı okumadan önce polisiye bir kitap olacağını düşünmüştüm. O yüzden yarısına gelene kadar bunaldım kitaptan.

Ancak sonrasında beklentilerimi değiştirdiğim zaman kitabın konusu beni etkilemeye başladı.

Köle olarak hayata gelmiş bir adamın patronunu öldürmesi ve bunun nedenlerini anlatıyor. Bunu anlatırken de bireysel olarak tek kişinin hayatını değil, Hindistan’da yaşayan ve bu hayata zorunlu olan kişileri de içine alıyor.

Hindistan’a karşı bir ilginiz var ise kitabı okumanızı tavsiye ederim ama böyle bir ilginiz yok ...

atlantis-sifresi

Atlantis Şifresi

Seviyorum bu tarz kitapları… Eski uygarlıkların son anda keşfedilmesi, elden kaybolan tarihi eserler, onların peşindeki insanlar ve koşuşturmalar…

Her ne kadar günümüzde bu tarz kitaplar birbirleri ile çok benzerlik içinde olsalar da yine de vazgeçemiyorum bu kitapları okumaktan.

Belki de her birimizin içinde yatan hazine avcılığıdır bunun nedeni. Ya da kesinliği olmayan konulara karşı olan açlığımızdır. Kim bilir…

Sürükleyici bir kitap. Kayıp bir şehir ve onu bulmaya çalışan insanlar… Atlantis günümüzde de hala bahsedildiği ortamda kendini dinlettiriyor. Belki günün birinde gerçekten bulunur ne ...

travma

Travma

Yine beni hayretler içinde bırakan bir roman Travma. İsmine aldanmayın ruh sağlığınızı bozacak bir kitap değil. Küçükken başından geçen bir olay üzerine sessizleşen bir çocuğun, kendini kilitleri açarken bulmasını anlatıyor.

Elimden bırakamadım resmen. Her sayfayı okudukça etkilendim. Anlatım o kadar sade ki yormuyor okumak sizi.

Uzun süredir okuduğum kitaplar arasında en sürükleyici olanıydı diyebilirim. Konu itibari ile de diğerlerinden farklı aslında. Ne diyeyim okuyun siz de fikrinizi belirtin.

BENDEN SÖYLEMESİ ...

aklindan-bir-sayi-tut

Aklından Bir Sayı Tut

Aslında tipik bir Amerikan polisiye filmi konusu. Acaba beni şaşırtabilir mi diye düşünüp aldığım ama maalesef ön yargılarımda beni haklı çıkaran bir kitap.

Katil kitabın içinde çok açıkça belli edilmiş.Aklından Bir Sayı Tut sıradan bir konuya sahip. Karakterlerde herhangi ayırt edici bir özellik yok.

Sadece bitsin diye devam ettim okumaya. Aslında okuması keyifli yani akıcı bir yazım tarzı olduğu için okuyucuyu sıkmıyor. Ama sonunu bildiğiniz için sıradan olarak nitelendirebilirim.

OKUSANIZ DA OKUMASANIZ DA HAYATINIZ AYNI OLACAK :)

...

ari-kovanina-comak-sokan-kiz

Arı Kovanına Çomak Sokan Kız

Ve serinin en son kitabı Arı Kovanına Çomak Sokan Kız… Her şeyin netliğe kavuştuğu kitap…

Anti sosyal davranışlarından dolayı suçlanan Salander’in hapis cezasından kurtulması sadece Blomkvist’e bağlıdır. Salander yapısı gereği her ne kadar yardım almaktan nefret etse de bu sefer ipler onun elinde değildir.

Önceki iki kitabı okuduğunuz zaman doğal olarak merak ediyorsunuz kitabı. Hatta son sayfalara doğru geldiğim zaman bitmesini istememiştim. Keşke bir kitap daha olsun diye düşünmüştüm.

Millenium serisinin son kitabı olduğu için diğer kitaplara nazaran daha sürükleyici bir yapısı ...

atesle-oynayan-kiz

Ateşle Oynayan Kız

Serinin ikinci kitabı Ateşle Oynayan Kız … Yine elden bırakılamayan bir kitap.  Bu kitapta önceki kitaptaki kahramanımız Salander’in geçmişindeki karanlık noktalar ortaya çıkıyor.

Önceki kitabın devamı niteliğinde olan kitap, serinin devamlılığı açısından ara kitap olarak nitelendirilebilir. Uyumadan elden bırakılmadan okunacak bir kitap. Yazar keşinlikle bu işi biliyor. Ama önceki kitapta da olduğu gibi başlangıç sayfalarında bunalabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey elinizden bırakmamak…

TAVSİYE EDERİM :)

...

ejderha-dovmeli-kiz

Ejderha Dövmeli Kız

Yine elimden bırakamadığım bir kitap daha… Sayfa sayısının sizi korkutmasına izin vermeyin sakın. Serinin üçlemesinin ilk kitabı olan Ejderha Dövmeli Kız bence en güzel kitabı… Yaşananların içinde buluyorsunuz kendinizi.Koşanlarla koşup düşenlerle düşüyorsunuz.

İtiraf etmeliyim ki ilk sayfalarında “neden aldım bu kitabı” diye düşündüm. Nereye bağlanacağını tahmin edemedim. Ama sonrasında okuduklarım beni aldı romanın içine dahil etti.

Kitapta ne ararsanız var aslında. Aşk, cinayet, polis soruşturması, araştırma ve daha nice konu. Bu kadar konunun aynı kitapta buluşması okumaya ayrı bir zevk ...

labirent

Labirent

Hayal kırıklığına uğradığım bir kitap. Dedim ya seviyorum tarihi olayların günümüzle karşılaştırıldığı kitapları. Ama bazen de sırf bağlantı oluşsun diye yazarlar kendi içlerinde, kitabın konusunda kayboluyorlar. Vaadettikleri şeyleri veremiyorlar okuyucuya…

Labirent’in kapağında üç sır, iki kadın, bir kase yazısına aldandım ve aldım kitabı. Günümüzde yaşayan bir kadın ile yüzyıllar önce yaşayan bir kadının bağlantısını anlatıyor. Tabii ki  asıl konu kutsal kaseyi bulmak.

Ama açıkçası bazı bölümleri dışında benim için sıradan ve fazla taklit geldi. Belliki başka yazarlardan çok etkilenilmiş ...

sil-bastan

Sil Baştan

Sürekli aynı hayatı yaşamak zorunda kalsaydınız ne yapardınız? Aynı hayata hep farklı biz zamanda doğmak… Sanırım hepimiz Jeff gibi yapardık ve ilk etapta zengin olurduk. Peki ya sonra?

Aslında daha kötüsü öleceğiniz zamanı bilmek… Ve bunu çaresizce beklemek…

Hep isteriz keşke bir şansım daha olsa diye ama aslında bunun ne kadar zor olduğu bu kitapta çok güzel anlatılmış. Sil Baştan’ı okuduktan sonra belki de yaşadığımız hayattan mutlu olmayı öğrenebiliriz. Sanki bende yaşadım bunları okurken. Akıcı yazım tarzı sayesinde aynı şeyleri okumaktan sıkılmıyorsunuz. Zaten Ken Grimwood’un Kayboluş ...

kaybolus

Kayboluş

Yine elimden bırakamadığım bir roman. Aynı beyinde yaşayan iki farklı kadın. Ve enteresan olan bu iki kadının sadece epilepsi krizleri sırasında karşılaşıyor olması. Aslında beraber yaşamıyorlar. Biri diğerini habersizce izliyor. Onunla aynı aşkı yaşıyor, zaman zaman ondan nefret ediyor. Kendi hayatını bırakıp diğerinin hayatında yaşamak istiyor.

Okurken merak uyandırıyor. Hadi bir bölüm daha okuyayım diyerek bırakamadım elimden. Hepimizin içinde merak duygusu vardır. Kayboluş merakınızı uyandırıyor.

TAVSİYE EDERİM :)

...

kucuk-mucizeler-dukkani

Küçük Mucizeler Dükkanı

Dört farklı kadın… Dört farklı yaşam… Hiç beklemedikleri anda birbirlerinin hayatlarında buluyorlar kendilerini. Okuması eğlenceli. Aslında çok fazla şey beklememek lazım kitaptan. Hani okunup beğenilen ama üzerinde durulmayan kitaplar vardır ya bir bakımdan böyle Küçük Mucizeler Dükkanı.

Kitap dört günde bitirtti kendini. Okurken başka bir şeyin aklınıza geleceğini sanmam. Zaten kitabın ana konusu örgü örmenin insanı nasıl rahatlattığı ile ilgili. Neredeyse bütün kadınlar bunun ne kadar doğru olduğunu bilirler. Kitabı okurken de örgü örer gibi rahat hissediyorsunuz kendinizi. Hani ilmek kaçmasın diye pür dikkat ...

meraklilar

Meraklılar

Richard Bach’ı Martı kitabı ile sevmiştim. Martı’dan sonra başka bir kitabını okumamıştım. Meraklılar’ı görünce hemen aldım ancak beni hayal kırıklığına uğrattı.

Yazar genellikle hayvanları karakterleştirir. Martı’yı okuduğumda (belkide o zamanlar küçük olduğum için) bu özellik çok hoşuma gitmişti. Ama bu kitaptaki karakterler( dağ gelincikleri) açıkçası bana çok uzak geldi.

Kitapta beş ayrı hikaye var. Kimisi hoşuma gitti kimisi de beni bunalttı. Belki de fazla hayal ürünü geldi bana( Vampir kitaplarını da bu yüzden pek tercih etmiyorum).

SİZ BİLİRSİNİZ BENDEN SÖYLEMESİ :)

...