Amok Koşucusu

Stefan Zweig, bütün hikayelerinde olduğu gibi Amok Koşucusu’nda da hayatındaki korkuları kaleme almış ve hayalindeki karanlık alanları tek nefeste anlatmış.

Doktorluk mesleğinin en önemli yanı ihtiyaç duyanlara yardım etmesidir. Ancak bu kitaptaki doktor, yardıma ihtiyacı olan bir kadına tamamen kendini küçük
düşürdüğü gerekçesi ile yardım etmemiştir. Sonrasında ise yaptığı hata yüzünden Amok hastalığına yakalanır ve saplantılı bir şekilde kadına yardım etmeye çalışır. Oysaki kadın kibirli tavrını bırakmayarak bu yardımı reddeder. Farklı yollarla sorununu çözümleeye çalışan kadın maalesef hayatını kaybeder ancak bu durum bile Amok Koşucusu haline gelen doktorun kadını kurtarma çabalarını durduramaz.

Her kitabında olduğu gibi Amok Koşucusu’nda da serüven aynı hızla devam ediyor ve bir solukta bitiyor.

Stefan Zweig’in kitaplarında hep aklımda tek bir soru kalıyor. Ya onun yerinde ben olsaydım, nasıl davranırdım?

Sadece bu kitabı değil, bütün kitaplarını tavsiye ederim. İyi okumalar 🙂