Mutluluk

Livaneli‘nin kitaplarını okumayı seviyorum. Günümüz Türkiyesi ile bağlantılı hikayelerini okurken yeri geliyor sinirleniyorum yeri geliyor üzülüyorum. Ama hep bir bağlantı buluyorum. Mutluluk romanı da maalesef Türkiye’nin doğusunda yaşanan namus davalarını, günahsız insanların töre nedeniyle öldürülmelerini ele almış ve bütün detayları gözler önüne sermiş.

Tek suçu cinsiyeti olan Meryem’in başına gelen tecavüz yüzünden köylerinde günahkar ilan edilen genç kızın hayatının gidişatı töre tarafından kararlaştırılıyor. ya kendini öldürecek ya da infaz edilecek. Çünkü bu insanlara göre kız ne kadar küçük olursa olsun tecavüz edilebiliyorsa suçlu…Kirlenmiş… Nefes alması bile yasak…

Bir ahıra kendini öldürmesi için kapatılıyor, insanlardan uzak tutuluyor. Yemek bile doğru düzgün verilmiyor.. Ama Meryem intihar etmiyor, yaşamayı istiyor ve bu nedensiz tepkiyi anlamıyor…

Sonra Cemal askerden dönüyor… Uzun süre boyunca ülkeyi koruyan, dinin bütün gereklerini yerine getiren eline kadın eli değmemiş (ailesine göre böyle olması zorunlu) hatta rüyasında bile her hangi bir kadını gördüğü zaman abdestinin bozulduğunu ve günah işlediğini düşünen Cemal’e son bir görev veriliyor. Meryem’i İstanbul’a götür ve infaz et…

Meryem affedildiğini düşünerek çıktığı İstanbul yolculuğunda, Cemal ise sevdiğine kavuşmak için son görev olan bu infaz görevini başarı ile bitirmeyi hedeflediği yolculukta sessizce yol alıyorlar… Yol boyunca Meryem insanların farklılıkların irdeliyor, Cemal ise çoçukluğunda beraber oynadığı bu masum küçük kızı nasıl yok edeceğini bulmaya çalışıyor…

İstanbul’da yaşayan Cemal’in abisinin evine gidiyorlar. Cemal’in abisinin ailesine anlattığı İstanbul hayatı ile bağlantısı olmayan hayatını görünce şaşırıyorlar. Cemal abisine buraya neden geldiğini de anlatıyor ve abisi onu bu işten vazgeçirmeye çalışıyor.

Öldürmeye çalışma, suçlamalar, evden uzaklaşmalar derken Meryem ve Cemal bir sahil kasabasına göç ediyorlar. İşte İrfan’ın hayatlarına girmesi de bu noktada oluyor. İrfan Meryem’in zekasından etkileniyor ve bu kızı hayata tutundurmaya çalışıyor, ona bir abi gibi yaklaşıyor ve Meryem hayatındaki kötü olayın detayını İrfan’a anlatıyor…

Bu kısımdan sonrasını anlatmayacağım… Okuken düşündüğüm tek şey Meryem’in ne suçu olduğuydu… Evet Meryem’in tek suçu cinsiyeti, üstelik kendisinin seçemediği cinsiyeti… Kadınlığın suç ve günah olarak görüldüğü bu sefil dünyada bir çok kadının başına gelmiş bu tecavüz olayında yine kadınların suçlanması beni iliklerime kadar donduruyor maalesef…

Okuyun…