Fahrenheit 451

Benim için okuması gerçekten acı verici bir romandı Fahrenheit 451. Kitaplarımı kimse ile paylaşmazken, sayfalarını bile kıvırmaya içim el vermezken kitaplarımın yakıldığı düşüncesi bile nefes almamı zorlaştırdı.

Ray Bradbury‘nin hayal gücü ve olayları tamamen tersinden düşünebilme kabiliyetine hayran kaldığımı da belirtmek zorundayım.

İtfaiyecilerin yangın söndürme görevlerinin tam tersine döndüğünü düşünün… Üstelik yangını çıkarma nedenlerinin kitapların varlığı olduğunu hayal edin, ne hissedersiniz? İnsanların kitaplardan alabilecekleri bilgilerin yakılarak yok edildiği bir dünyada hayatınızın kısıtlandığını hissetmez misiniz? Üstelik bu kitaplarda ne yazıldığını sorgulamanıza ve kendi kararlarınızı vermenize bile izin verilmezken, bu kadar katı bir şekilde engellenen bir şeyin içinde ne yazdığını merak etmez misiniz? Yoksa sadece kural bu diyip televizyon karşısında size mükemmel olarak tanımlanan hayatı mı yaşamaya devam edersiniz?

Tabii ki günün birinde biri merak eder neyi yoketmekle görevli olduğunu ve sorgulamaya başlar. İşte o nokta da tam olarak hainlikle suçlanıp, suçlu ve tehlikeli yaftası ile kaçmaya ve sadece elinde kalan tek kitabı okumak için mücadele vermeye çalışır.

İnsanların düşünme ve özbenlikleri ile karar verme yetilerinin ellerinden alınmaya çalışması, insanları standart bir kalıp içine sokarak farklılıkların yokedilme düşüncesi son dönemlerde okuduğum neredeyse bütün kitapların ana konusu… Bu kadar üstüste bazı şeyleri gördüğünüz zaman da otomatik olarak daha fazla düşünmeye  ve yaşadığınız hayatı sorgulamaya çalışıyorsunuz…

Aslında farkında olunması gereken tek bir şey var, birinin size doğru ve yanlışı söylemesi ve sizin o söylenen şeyleri tartışmasız kabul etmeniz mi daha önemli yoksa söylenen şeyi irdeleyecek bilginizin olması mı?

Gerçekten muhteşem bir bilim kurgu romanı… Mutlaka okumanızı tavsiye ederim…

Fahrenheit 451