Damızlık Kızın Öyküsü

Çok uzun süredir okumayı istediğim bir kitaptı Damızlık Kızın Öyküsü… Kitapta ne ile karşılaşacağımı aşağı yukarı biliyordum. Zaten başlığından da kendini anlatıyor.

İnsanların aslında hayatlarındaki durumu ne kadar çabuk kabullenebildiklerinin ve boyun eğdiklerinin bir göstergesi bence. Düşünsenize evinizden ve ailenizden sürüklenerek ayrılıyorsunuz ve başka bir aileye bir mal gibi veriliyorsunuz. Yaşamak için amacınız sadece sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek… İzinsiz konuşamaz, gezemez, size atanan kırmızı renk dışında başka bir şey giyemez, aşık olamaz ve kimseye karşı gelemezsiniz.. Kitap okumanız yasak, çünkü okursanız eskiyi hatırlar ve içinde bulunduğunuz durumu sorgularsınız. Evin sahibesine karşı gelebilirsiniz, komutan ile yakınlaşabilir ve komutanın karısını zor duruma düşürebilirsiniz.

Size verilen yemek, yatacak yer, başınızı sokacak sıcak bir yer var ve tek sorumluluğunuz komutan ve karısının istediği çocuğu doğurmak…

Yoyucu bir kitaptı Damızlık Kızın Öyküsü… İlk defa Margaret Atwood okudum ve sanırım bundan sonra da okumaya devam edeceğim 🙂

Keyifli okumalar…

Damızlık Kızın Öyküsü