Özgürlüğün Elli Tonu

Elli ton serisinin son kitabı olan Özgürlüğün Elli Tonu beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Yazar sanki yazıp hemen bitirmek için uğraşmış, hatta yazarken sıkılmış gibi geldi. O kadar ki okurken bunalmamak elde değil. Yani madem yazmaktan ikinci kitapta sıkılacaktın neden devam ettin?

Bir çiftin başına neler gelebilir ki hayatta? Christian’ın Ana’ya sarkıntılık eden eski patronunu işten çıkarmasından sonra bu adamın Christian’ın helikopterine suikast düzenlemesi, yollarda takip etmesi, evine gizlice girmesi karısını kaçırmaya çalışması ve kız kardeşini kaçırması ne kadar mantıklı ki?

üstüne üstlük bu çiftin çocuklarının olacağını öğrenmesi ve Christian’ın çıldırması, kız kardeşi Mia kaçırıldığı zaman Ana’nın hamile olması ve hayatını ve bebeğin hayatını  hiçe sayarak eski patronuna fidye götürmek için cengaverlik yapması ne kadar gerçekle bağlantılı?

Bundan kısa bir süre öncesinde de Ana’nın babasının trafik kazası geçirmesi ve komada kalması da cabası…

Açıkçası diğer kitaplarla karşılaştırıldığı zaman bütünlüğü sağlayamamış olduğunu fark ettim. Standart aşk romanlarından hiç bir farkı kalmamış.

Hele son sayfada yazılan teşekkür notu tam bir felaket.

HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAYABİLİRSİNİZ BENDEN SÖYLEMESİ 🙂

ozgurlugun-elli-tonu