Küçük Prens

Sanırım okuduğum ilk uzun hikaye… Ya dokuz ya on yaşındaydım ailem bu kitabı alıp bana hediye ettiklerinde. Hala hatırlıyorum ne kadar mutlu olduğumu…

Küçüklüğümden beri en sevdiğim şeydir kitap okumak… Kaybolurum kitaplarda, her şeyi unuturum resmen.Kitapların dünyasını keşfettiğimden beri gerçek dünyadan pek haz etmiyorum sanırım 🙂

Keşke hayat çocukken olduğu kadar kolay ve dertsiz olsa. Keşke şapka yerine fil yutmuş yılanı görebilsek hala… ama maalesef yaşımız ilerleyip hayatın monotonluğuna yakalanınca o kadar sıradanlaşıyoruz ki… 32 yaşımdayım ve küçük prensi tekrar okumam gerektiği hissine kapıldım. Okuduğum zaman aslında hayatın benden neleri çaldığını fark ettim. Hayal gücüm az da olsa hala yerinde ama hepsi o kadar. Meğer ne kadar sıradanlaşmışım yaşım ilerledikçe…

Küçük prens hayatımın çok değerli kitapları arasında. Ne özet yazacağım ne de mutlaka okuyun diyeceğim size. Zaten bu zamana kadar mutlaka hayatınıza girmiştir bu kitap ve neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur.

Keşke hayallerimizi kaybetmeseydik.Keşke yaşımız ilerledikçe bu kadar yalnızlaşmasaydık. Keşke hayatımızda nelerin gerçekten önemli olduğunu bilebilsek ve aslında hayatın ne kadar hızlı akıp gittiğini bilebilseydik. Keşke çocukluğumuzu bie anda unutmasaydık.

Beni yine ağlattın Küçük Prens… Keşke hayatımda olsaydın…

kucuk-prens2