Trendeki Kız

Bazen sadece bazı kitapların nasıl oluyor da bu şekilde hayal kırıklığı ile bitebildiğini düşünüyorum.İşin garip tarafı başlangıçta yakalanan heyecan ve merak kitabın sonuna gelindiğinide nasıl olur da kendini “bitse de gitsek” moduna sokabilir?

Paula Hawkins Trendeki Kız kitabıyla ilk başta ilgimi çekti. Alkolik bir kadının evliliğinin bitmesi, aldatılması, işinden kovulması ve daha bir çok kötü olayın Rachel’in başına gelmesi ve bunların anlatımı aslında ilk etapta beni çok etkiledi. Alkolün bu kadını nasıl da yalnızlığa sürüklediği içimde acıma duygusu oluşturdu.

Yaşadığı yalnızlıktan dolayı her gün bindiği trende eski evinin önünden geçerken, daha önce hiç tanışmadığı insanların hayatını ve yapacaklarını bilecek noktaya geldiğinin farkına bile varmamıştı. Ta ki  bir gün izlediği ailenin evinde bir sorun olduğunu hissedene kadar…

İşte buradan sonra aslında Rachel’in hiç tanımadığı insanların hayatına nasıl bir anda girdiği ve insanların hayatını nasıl değiştirdiği ortaya konuyor.

Tabiiki bir cinayet ve bir katil var… Açıkçası sonuna kadar okumamın neden Rachel’in alkol aldığı zaman hafızasını kaybetmesi ve her zaman kendini suçlu hissetmesi.

Sonuna kadar “acaba beni şaşırtacak mı diye düşünmeme rağmen maalesef bende beklediğim etkiyi vermedi.

Yaz dönemi için okuması kolay bir kitap. Ama çok fazla beklenti içinde olmayın.

Benden tavsiye 🙂

trendekikız