Aşk ve Öbür Cinler

Hala kendime soruyorum neden bu kadar geç keşfettim Gabriel Garcia Marguez’in kitaplarını diye. Tam anlamıyla kitaplar içinize işliyor. Bu kadar temiz bir anlatım gerçekten de nadir bulunuyor. Edebiyat dünyası için büyük bir kayıp olmus vefatı. Ama işin garip tarafı da ölümünün ardından kitaplarını okumaya başladım. Haklısınız suç benim bu nedenle de kendime çok kızıyorum.

Aşk ve öbür cinler kitabıyla Gabriel Garcia Marguez kalbime dokundu desem yeridir. Bu kadar karışık bir aşk üçgeninin kötülüğünün masum bir çocuğun üzerine kalması ve herşeye rağmen bu masumiyetten vazgeçmeyen bir papaz.

Bir yandan nefretin ne kadar güçlü olduğunu anlatırken diğer yandan sevginin ne kadar büyülü olduğunun anlatılması gerçekten de doğa üstü gibi görünüyor.

Bir anne kızından nasıl nefret edebilir? Bir aile kızı asi diye nasıl onun içine şeytanın girdiğini düşünebilir? Hangi birey göz göre göre bu işkenceye kayıtsız kalabilir? Nasıl olur da hiç bir şeyi olmayan küçük kızı, yapılan işkenceler sonra tepki gösteriyor diye, cezalandırarak manastıra kapatabilirler? Ama ne olursa olsun bildiğim tek bir şey var o da aşkın nerede ve nasıl karşınıza çıkacağı belli olmuyor.

Okuması kolay ve sürükleyici bir kitap… Tek seferde bitti aşksız bir zamanda tam yerinde tam zamanında…

ask-ve-obur-cinler