Anayurt Oteli

Yusuf Atılgan‘ın ilk okuduğum kitabı olan Aylak Adam açıkçası beni çok sarmamıştı. Fazlasıyla depresif ve amaçsız birinin yaşamını okumaktan hoşlanmamıştım. Ama her zaman yaptığım gibi her yazara bir daha şans verme huyum var. Bu nedenle de Anayurt Oteli romanını okumaya karar verdim. Kararımla beraber de masamda Özge’nin hediyesini buldum 🙂

Anayurt Oteli kitabı da benim için depresif ve sıkıcı maalesef. Ya da Yusuf Atılgan’ın kalemi bana hitap etmiyor. Oteli işleten Zebercet’in fantazili dünyası, röntgenciliği açıkçası beni okurken rahatsız etti. Üstelik kitapta sizi rahatsız edecek çok daha fazla şey olması da cabası…

Bir noktada bu kadar rahatsızlık vermesinin nedenini yazarın tasvir yeteneği olarak da görebiliriz. Çünkü her satır ve her söz aklınızda canlanıyor okurken…

Her ne kadar Türk Edebiyat tarihinin önemli eserleri arasında sayılsa da maalesef benim için bunalımdan öteye geçemiyor.

Yine de Özge’ye hediyesi için teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kitaplığımı zenginleştirdiğin için çok teşekkürler 🙂