Benim Hüzünlü Orospularım

Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğuna inananlardanım. Çocukluk,gençlik, orta yaşlılık, yaşlılık… Hepsinin ayrı bir anlamı var. Yaşanılanlar, edinilen bilgi ve deneyimler insanlara gün geçtikçe daha çok şey katar. Hele bir de öğrenilen şey AŞK ise…

Gabriel Garcia Marquez’in Benim Hüzünlü Orospularım kitabını maalesef ki daha yeni okuyabildim. Kitap çok kısa olmasına rağmen o kadar doluydu ki, elimde olmadan kendimi üzülürken buldum. 90 yaşındaki bir adamın o yaşa kadar aşık olmadan sadece para ile kadınlarla beraber olması ve yine aynı yolla ve aynı evde tanıştığı uyuyan bakireye dokunmadan aşık olması…

Bu yaşta olup da aşkı yaşamamış olmak gerçekten canımı acıttı. Çok büyük bir eksiklik insan hayatında. Aşkın verdiği heyecanı, yaptırdığı şeyleri bu yaşa kadar bilmeyen bir insan bence hayatta çok şey kaybetmiş demektir. O yaşa kadar kalbinizde uçuşan kelebekleri hissetmediyseniz, gözünüzü kapattığınız her an aşık olduğunuz kişiyi görmediyseniz, aşkınızıla ilgili hayaller kurup uyku uyuyamadıysanız nasıl yaşadım diyebilirsiniz ki?

İşin güzel yanı en azından geç te olsa bu hissi yaşayabilmiş olması…

İlk defa yazarın bir kitabını okudum ve okumaya devam etme kararı aldım. Biraz yoğun bir anlatımı var ama dili anlaşılır ve akıcı.

Size de tavsiye ederim 🙂

benim-huzunlu-orospularim