Huzursuzluk

Bu aralar bir türlü yazamadım iş yoğunluğu, hayat koşturmacası derken okunmuş kitaplar birikmeye basladı. Ama Livaneli’nin Huzursuzluk kitabını bitirdikten sonra içimdeki yoğun yazma duygusunu erteleyemedim.Livaneli okuduğum bütün kitaplarında beni çok etkiliyor ama bu kitapta tam da istediği şeyi vermiş okuyucusuna… Koca bir huzursuzluk…

Bu kitapta beni en çok etkileyen Hüseyin karakterinin Amerika da ırkçı bir grup tarafından katledilmesinden çok, Ezidi kadınların yaşadıkları oldu.

Bir kadın olarak kendimi onların yerine koymaya çalıştığımda, işkencelere, tecavüzlere, köle gibi satılmaya karşı Meleknaz’ın ve diğerlerinin durduğu kadar onurlu ve güçlü durabilir miydim emin değilim.

Ezidilerin dinlerinin ve inançlarının bilinmemesi ve şeytana tapan olarak sınıflandırılmaları sonunda bu şekildeki davranışlar müslüman inançlarına göre zaten “günah” iken, üstüne üstlük bunları yapanların (insan diyemiyorum) yaptıkları ile övünmesi, cahilliklerinin göz önüne konması dışında bir şey değil.

Kafa kesmek ile cennete gideceğini düşünenler, tecavüzün hakkı olduğuna inananlar maalesef ki hayatımızda var… bu tarz sapkınca davranışların din ile ilgisi olmadığını ve bunları yapanların içlerindeki kötülükten kaynaklı olduğunu ayrıştırmak gerekli…

Tek bir söz var… “Ben bir insandım”

Okurken sizi çok üzecek bir kitap Huzursuzluk… Sinirlerinizi yıpratacak, isyan etmenize neden olacak…

Tavsiye ederim… İyi okumalar

Huzursuzluk