Ziyan

Yine bir Hakan Günday klasiği… Yine okurken hissedilen her duygunun, kitabın sonunda yüzünüze bir yumruk atması ile yaşanılan şaşkınlık… Ziyan…

Askerlik nedir ne hissettirir sadece çevremdeki insanlardan duyduğum kadarı ile biliyorum. Bu nedenle Ziyan’ı okurken bir bakıma askerliğin neler hissettirdiğini de okuyabilme (çünkü yapmadan anlayamam) fırsatım oldu.

Görülen hayaller, bulunulan yerin güvensizliği, soğuk ve sadece bir anlığına da ısınabilmek için yapılanlar zihnimde dolaşırken üstüne üstlük görülen hayallerin Atatürk ve ona yapılan suikast girişimi ile bağlantılı olması da okurken yeterince sarstı beni.

Ziya Hursit’in kim olduğu, nasıl Atatürk’e suikast girişiminde bulunmayı planladığı gibi detaylar haliyle okuyucuyu yıpratıyor. Ama asıl yıpratıcı olan -30 derecede nöbet tutmaya çalışan askerleri düşünmek…

Açıkçası kitabın sonuna kadar bunun bir askerlik romanı olduğunu düşündüm ki kısmen doğruydu… Ama işte o son noktada bütün anlatılanların bağlanması ile yine kitabı bitirip sadece “vay be” diyebildim…

Hakan Günday okumayı seviyorsanız şayet kesinlikle tavsiye ederim.

İyi okumalar 🙂