Aşkın Gözyaşları – Tebrizli Şems

Aşkın gerçekten nasıl anlatılması gerektiğini çoğumuz bilmeyiz. Bazılarımız onu nasıl yaşayacağımız ya da neye karşı yaşayacağımızı da bilmeyiz.

Şems uzak yerlerden kalkıp Aşk için yol katedip Mevlana’ya ulaşıyor. Ama yine de emin olamıyor gerçek Aşk olup olmadığından. Mevlana’yı sınavlara sokuyor, sorular soruyor,doğru bildiklerini sorguluyor. Her defasında da Mevlana Şems’in istediği şekilde davranıyor. Ne bir eksik ne bir fazla. Bilmediği şeyleri öğretiyorlar birbirlerine. Hayatlarında başka kimseciklere ihtiyaç duymuyorlar. Beraber ibadet edip beraber oruç tutuyorlar.

Günün birinde Şems Mevlana’nın halkının kendisinden nefret ettiğini farkediyor. Bu yüzden uzaklaşmaya karar veriyor. Amacı Mevlana’nın çevresinden kötü söz duymasını engellemek olsa da Mevlana yıkılıyor yemeden içmeden kesiliyor. Dayanamıyor Şems’in yokluğuna Mevlana…

Sonunda dayanamıyor Şems, aylar süren bir yolculukla Mevlana’ya geri dönüyor. Mevlana Şems’i bir daha kaybetmeyi göze alamayacağı için üvey kızı Kimya Hatun ile Şems’i evlendirmeye karar veriyor. Ama Şems dünya zevklerinden kendini arındırdığı için pek gönüllü olmuyor. Yine de Mevlana’nın amacının sadece Şems’in gitmesini engellemek olduğunu anlıyor ve eğer Aşk için bir şeylerden vazgeçilecek ise bende arındığım hayatımdan vaz geçerim diyor ve evlenmeyi kabul ediyor.

Kitabın tamamını tabii ki anlatmayacağım. Ama AŞK için ölmek deyimini kitabın sonlarına doğru anlıyorsunuz.

Tasavvufu en güzel anlatan kitaplardan biri olan Aşkın Gözyaşları Tebrizli Şems gözümde okunması gereken kitaplar arasında yerini aldı. Ancak anlatım dili fazlasıyla ağır. Sahilde okunabilecek bir kitap değil benden söylemesi 🙂

ASKIN_GOZYASLARI_1_B